Mektup beklemek ve yazmak kadar guzel bir duygu yoktur sanırım ..beklemenin bir diğer ismi ise: umuttur....Dünyanın en iyi ve en kalıcı heyecanı bu...Merakla gelecek cevabı beklemek....Beklenen mektup gecirkirse üzülmek bambaşka bir şey....kimilerine saçma gelir mektup yazmak telefon varken, e-mail varken... ama mektup farklıdır, mektup ayrıdır....
Beyaz kağıtları alırsın önüne. eline de tükenmez kalem, zaten kafandadır biriktirdiklerin, özlediklerin, anlatacakların. başlarsın yazmaya, arkası gelir, dökülür. yanlış yazabilirsin. olsun. karalarsın üstünü, devam edersin. senin el yazındır o. sana özeldir.bitirince, katlarsın, zarfına yerleştirir, yapıştırırsın özenle..postaya vermek acıdır ,kaybolacakları riskleri hep burkar insanın içini...postacılarda eski zamanların postacıları değiller biraz sorumsuzlar..ama ulaşır kısmetse..
Uzaklarda ve sayfalara dökülen emeği, duyguyu, hadiseleri ve en garibi de ruhu anlayabilecek birisi gerekir. onlar anlarlar mektupları...ben kıbrısta askerde olan arkdaşımla mektuplaşıyorum...ondan gelen mektupları özenle saklamak , açıp açıp tekrar okumak bambaşka bir his...sırf bir çok güzel ve ilginç yönleri olduğu için değil, yazması da okuması da ayrı ve paha biçilemez birer zevk olduğu için; başka bir insana ait bir şeylerin artık sizin olacağı için; yıllar geçse de okundukça değişmeyeceği için her biri yazan için de okuyan için de bir kağıttan fazlasıdır. değerlidir..
28 Şubat 2009 Cumartesi
25 Şubat 2009 Çarşamba
Avrupa Birliği

Pub dersinde işlediğimiz Avrupa Birlği modülüyle ilgili tesadüfen dün bir mail geldi...Sizlerle paylaşmak istedim bunu belkı sizlerede gelmiştir yada gelecektir....
Mail , Diyarbakıra yapılacak olan resmi bir binayla ilgili..Ne kadar doğru ne kdar yanlış ne kdar tarafsız oldugu tartışılır tabiki...sizin yorumlarınıza bırakıorum...
DİYARBAKIR İSTİNAF MAHKEMESİ BİNASI İNŞAATI
"Construction of Court of Appeal Building Diyarbakır''
Hibe Sözleşme bedeli: 7 milyon 284 bin euro
Financed by ( Parayı veren ): Avrupa Birliği (European Union)
Faydalanıcı : T.C Adalet Bakanlığı (Republic of Turkey, Ministry of Justice )
Şu anda ülkemizde istinaf mahkemeleri yoktur. AKP hükümeti bu mahkemeleri kurmak için, yasa tasarısı hazırlamaktadır. yani yasa henüz kanunlaşmamıştır. Tesadüf bu ya; bu mahkemelerin kurulmasını AB'de çok ısrarlı bir şekilde istemektedir. AB' nin projesi ülkemizin bölünmesi sonrası, bu mahkemelerin eyalet mahkemeleri olarak kullanılmasıdır. AB bunu açık açık dile getirmektedir. AB sonuçtan o derece emindir ki, 7.3 milyon euroyu bir çırpıda bağışlamış, mahkeme binasının inşaatına bile başlamıştır.Üstelik nerede ?.. Tesadüf bu ya; yine Diyarbakır'da.
'İstinaf' sözlük anlamı nedir ?
Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek bunu istinaf mahkemesine taşımak. Yani Yargıtay ile Mahkeme arası bir şey.... Özgür ülkemin, özgür meclisinin, özgür insanları. Özgür ülkemde, özgür meclisimin kararı bile olmadan, yasası bile olmadan, özgür ülkem daha bölünmeden, AB bu mahkeme inşaatını nasıl yaptırabilmektedir ?
Mail , Diyarbakıra yapılacak olan resmi bir binayla ilgili..Ne kadar doğru ne kdar yanlış ne kdar tarafsız oldugu tartışılır tabiki...sizin yorumlarınıza bırakıorum...
DİYARBAKIR İSTİNAF MAHKEMESİ BİNASI İNŞAATI
"Construction of Court of Appeal Building Diyarbakır''
Hibe Sözleşme bedeli: 7 milyon 284 bin euro
Financed by ( Parayı veren ): Avrupa Birliği (European Union)
Faydalanıcı : T.C Adalet Bakanlığı (Republic of Turkey, Ministry of Justice )
Şu anda ülkemizde istinaf mahkemeleri yoktur. AKP hükümeti bu mahkemeleri kurmak için, yasa tasarısı hazırlamaktadır. yani yasa henüz kanunlaşmamıştır. Tesadüf bu ya; bu mahkemelerin kurulmasını AB'de çok ısrarlı bir şekilde istemektedir. AB' nin projesi ülkemizin bölünmesi sonrası, bu mahkemelerin eyalet mahkemeleri olarak kullanılmasıdır. AB bunu açık açık dile getirmektedir. AB sonuçtan o derece emindir ki, 7.3 milyon euroyu bir çırpıda bağışlamış, mahkeme binasının inşaatına bile başlamıştır.Üstelik nerede ?.. Tesadüf bu ya; yine Diyarbakır'da.
'İstinaf' sözlük anlamı nedir ?
Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek bunu istinaf mahkemesine taşımak. Yani Yargıtay ile Mahkeme arası bir şey.... Özgür ülkemin, özgür meclisinin, özgür insanları. Özgür ülkemde, özgür meclisimin kararı bile olmadan, yasası bile olmadan, özgür ülkem daha bölünmeden, AB bu mahkeme inşaatını nasıl yaptırabilmektedir ?
23 Şubat 2009 Pazartesi
Oscar

81.Oscar Ödül törenini de geride bıraktık. Los Angeles'daki Kodak Theatre'da bu sabaha karşı yapılan törenin sunuculuğunu Avustralyalı oyuncu Hugh Jackman yaptı. Geceye 8 ödülle Slumdog Millionaire filmi damgasını vurdu. Favoriler arasında gösterilen ve 13 dalda aday olan Benjamin Button'un Tuhaf Hikayesi sadece 3 dalda Oscar alarak hayal kırıklığı yarattı. En iyi kadın oyuncu dalında 15.kez Oscar'a aday gösterilen Meryl Streep ödülü Kate Winslet'e kaptırdı.
Ödüllerden sonra gecenin en merak edilen kısmı yıldız oyuncuların kıyafetleriydi. Beyaz, Krem ve Ten renginin hakim olduğu gecede straplez elbiseler çoğunluktaydı. Takılar Oscar töreni için oldukça sadeydi. Erkekler ince gravat ve papyon kullanmışlardı. Ve Brad Pitt maalesef bıyıklarını kesmemişti :(
Ödüllere gelince;
En iyi yönetmen: Danny Boyle (Slumdog Millionaire)
En iyi kadın oyuncu: Kate Winslet (The Reader)
En iyi erkek oyuncu: Sean Penn (Milk)
En iyi film: Slumdog Millionaire
En iyi yardımcı kadın oyuncu: Penelope Cruz (Vicky, Cristina Barcelona)
En iyi özgün senaryo: Dustin Lance Black (Milk)
En iyi uyarlama senaryo: Simon Beaufoy (Slumdog Millionaire)
En iyi animasyon: WALL-E
En iyi kısa animasyon: La Maison en Petits Cubes
En iyi sanat yönetmenliği: The Curious Case Of Benjamin Button
En iyi kostüm tasarımı: The Duchess
En iyi makyaj: Greg Cannom (The Curious Case Of Benjamin Button)
En iyi görüntü yönetmenliği: Slumdog Millionaire
En iyi kısa metrajlı film: Spielzeugland (Toyland)
En iyi yardımcı erkek oyuncu: Heath Ledger (The Dark Knight)
En iyi belgesel: Man On Wire
En iyi kısa metrajlı belgesel: Smile Pinky
En iyi görsel efekt: The Curious Case Of Benjamin Button
En iyi ses kurgusu: The Dark Knight
En iyi kurgu: Slumdog Millionaire Onur ödülü: Jerry Lewis
En iyi film müziği: Slumdog Millionaire
En iyi orijinal şarkı: Jai Ho (Slumdog Millionaire)
En iyi yabancı film: Departures (Japonya)
20 Şubat 2009 Cuma
cuma cuma Scott
Bugün moralim bozuk çünkü Scott'un dersınden F aldım sadece bir sunumum yok diye..onun dersi için elimden gelen gayreti gösterdğime inanıyorum..hiç bir zaman keyfi devamsızlık yapmadım..gelmediğim ders sayısı zaten az onlardada ya hastalık ya ölüm vardı...verdiği saçma sapan ödevleri ve quizleri kaçırmadım zamanında yaptım..bir sunumun bu kadar onemlı oldugunu düşünemıyorum..sunumun oldugu gün gelememe sebebimde yakın bir akrabamının vefatıydı bunu ona daha sonra soyledım tabi bi etkısı olmadı en azından anlasın istedim sunumdan kaçma yada tembellık yapmadıgımı....
bu not nasıl düzelicek bilemyorum ama canımı sıktığı kesin..hak ettiğim not bu değil diye düşünüyorum affınıza sığınarak...belki sınıftaki diğer arkdaslarımda memnun değil notlardan....
Aldığımız notlar adil miydi ? Herkez hak ettiği notu mu aldı ?
N e yapıcağımı bilemıyorum üzgünümm :(
bu not nasıl düzelicek bilemyorum ama canımı sıktığı kesin..hak ettiğim not bu değil diye düşünüyorum affınıza sığınarak...belki sınıftaki diğer arkdaslarımda memnun değil notlardan....
Aldığımız notlar adil miydi ? Herkez hak ettiği notu mu aldı ?
N e yapıcağımı bilemıyorum üzgünümm :(
19 Şubat 2009 Perşembe
hafta boyunca...
Bahar döneminin ilk haftası bittii diyebilriz..Genel olarak okuldaki ilk haftam zevklıydi...CMN dersinin 3 saati nasıl geçti anlamadım....Konular zevkli geldii , korktuğum gibi sıkıcı bunaltıcı bir ders olmadı benim açımdan...umarım dönem boyunca böyle geçer dersler...tabi kitaplar ve okumalar biraz fazla ama çalışmak lazım bu dönem vize ,final var :S son güne bırakmamk için işi sağlama alıp konuları bıiriktirmeden çalışmya koyulucam..
PUB dersleride her zamnki gibi eğlenceli ,tartışmalı güzel geçti..Scott'un dersleri hariç tabikide :(
scottun derslerınde çok sıkılıyorum...
TK ise döneme sıkı başladı....kitaplar ,makaleler,öyküler,araştırmalar hepsi karıştı :S
Uzun lafın kısası bu dönem yatmak yok :)
PUB dersleride her zamnki gibi eğlenceli ,tartışmalı güzel geçti..Scott'un dersleri hariç tabikide :(
scottun derslerınde çok sıkılıyorum...
TK ise döneme sıkı başladı....kitaplar ,makaleler,öyküler,araştırmalar hepsi karıştı :S
Uzun lafın kısası bu dönem yatmak yok :)
15 Şubat 2009 Pazar
Bahar dönemi..
Uzun bir aradan sonra yarın okul açılıyor...Bahar döneminde herkese başarılar diliyorum...Umarım hersey gönlümüzce olur :)
13 Şubat 2009 Cuma
yağmur
Bu sabah yağmur var İstanbul’da
Gözlerim dolu dolu oluyor bilinmezliğe
Anne sözü dinler gibi masum
Ağladım bu sabah
Günler dayanılmaz oldu
Senden uzak olunca
Martılar mahzun oldu onlar bile ağladılar
Şarkılarda düşünmek seni bana getirmez ki
Seni bana getirmez ki
Sende kalan beni gönder bana; GERİSİ MÜHİMM DEİLLL…
Mesela gözlerimi
Her an seninle dünyayı izleyen gözlerimi
Mesela hayallerimi
İçinden hiç çıkmadığın hayallerimi
Sonunun gelmemesini istediğim hayallerimi
Mesela umudumu
Her güne seninle uyanma umudumu
Mesela dokunuşlarımı
El ele yürürken ki terlemelerimizi
Mesela senli dakikaları
Hani göz göze gelip;
kaçamak seni seviyorumların çıktığı dakikaları
Mesela dünyamı
Seninle kalan ve senden ibaret olan dünyamı
Mesela bensiz geçirdiğin günleri
Karşında beni arayıp olmadığımı fark ettiğinde kaçtığın günleri
Mesela anıları
Elle tutulanlar sende kalsın ama
Bana öyle anılar gönder ki hep sende kalayım
Meselalar ı boş veriyorum çünkü bitmez
Sen bana beni gönder yanında sen olsun
Sen bana mutlu olduğunu göster dünyalar benim olsun
Ama hayır sen seninle olanla kal
Ben olamadım
Hak edende kal
Ama hep gül
Ama yine de bana sende kalmam için
Küçücük bir yer ayır
O da bakışların olsun
Baktığın her yerde ben olayım
Ama gözbebeklerinin güldüğü bakışlar da …
Her an seninle dünyayı izleyen gözlerimi
Mesela hayallerimi
İçinden hiç çıkmadığın hayallerimi
Sonunun gelmemesini istediğim hayallerimi
Mesela umudumu
Her güne seninle uyanma umudumu
Mesela dokunuşlarımı
El ele yürürken ki terlemelerimizi
Mesela senli dakikaları
Hani göz göze gelip;
kaçamak seni seviyorumların çıktığı dakikaları
Mesela dünyamı
Seninle kalan ve senden ibaret olan dünyamı
Mesela bensiz geçirdiğin günleri
Karşında beni arayıp olmadığımı fark ettiğinde kaçtığın günleri
Mesela anıları
Elle tutulanlar sende kalsın ama
Bana öyle anılar gönder ki hep sende kalayım
Meselalar ı boş veriyorum çünkü bitmez
Sen bana beni gönder yanında sen olsun
Sen bana mutlu olduğunu göster dünyalar benim olsun
Ama hayır sen seninle olanla kal
Ben olamadım
Hak edende kal
Ama hep gül
Ama yine de bana sende kalmam için
Küçücük bir yer ayır
O da bakışların olsun
Baktığın her yerde ben olayım
Ama gözbebeklerinin güldüğü bakışlar da …
11 Şubat 2009 Çarşamba
Hala YEMEKTEYİZ...
Sabahın köründe allı pullu elbiselerle, tonlarca makyajla ne kadar doğal olunabilceğini göstererek yüce halkının huzuruna çıkan süslü kokoşlardan, öğlen vakti de karısını başka erkekle sevişirken yatakta basan kocaların feryadından tam sıkılmışken üstüne hafif bir tatlı oldu yediğimiz içtiğimiz yemeklerin yarışması. neredeyiz; YEMEKTEYİZ!
İlk kez gözüme takıldığında bu ne ya diyip kestirip attığım o program şuan en çok izlenen ve reyting alan programların başını çekiyor. Helal olsun! Nasıl bir formattır diye saçmalık gözüyle bakıyordum başlarda. Şimdilerde fikrim değişti doğrusu. Çok da kral bir yarışma diyorum. Menfaat(para) uğruna insanların ne hâle gelebilceklerini, ne kadar doğal olabildiklerini gözler önüne seren tabiri caizse real bi yarışma. Biz hala önümüze koyulan bu saçma sapan programları "yemekteyiz" bakalım ne zaman doyucaz...
Devam edelim...AFİYET OLSUN...
İlk kez gözüme takıldığında bu ne ya diyip kestirip attığım o program şuan en çok izlenen ve reyting alan programların başını çekiyor. Helal olsun! Nasıl bir formattır diye saçmalık gözüyle bakıyordum başlarda. Şimdilerde fikrim değişti doğrusu. Çok da kral bir yarışma diyorum. Menfaat(para) uğruna insanların ne hâle gelebilceklerini, ne kadar doğal olabildiklerini gözler önüne seren tabiri caizse real bi yarışma. Biz hala önümüze koyulan bu saçma sapan programları "yemekteyiz" bakalım ne zaman doyucaz...
Devam edelim...AFİYET OLSUN...
9 Şubat 2009 Pazartesi
Ho''ş'' görü - Ho''r'' görü
Düşlediğimiz ve inanmak istediğimiz ülke,farklılıklarıyla zenginleştiğine inandığımız,birarada yaşama kültürüyle geçmişten bugünlere getirmek istediğimiz ülke değilmiydi ? Birlikte paylaşılan gelenekler,bayramlar,komşuluk ilişkileri....
Bir yalan mıydı bütün bunlar ? Biz yoksa kendini hep bir yerlerde gizleyen o hakikatin yerine,bir yalanı mı inşa etmiştik? Biz bu ülkenin tüm insanları,neyi nerede kaybediyoruz,birbirimize neler yaşatıyoruz?
Farlıklıkları hazmedemeyen insanın hep bir özgüven sorunu yaşadığını ,bu sorunula yüzleşmediği içinde bir başkasını ''suçlu'' gördüğünü , dahası kendisini tehtit ettiği duygusuna kapıldığını hep düşünmüşümdür.
Hoş görü palavrasına hiçbir zaman inanmadım.Hoş görü ile hor görü arasındaki farkın tek bir harften ibaret olduğunu unutmamak gerekır.
Eşit olmayı göze almak bu kdar mı zor? Ya daha açık olmayı göze almak ? Kendini daha çok gösterme cesaretini göze almak ?
7 Şubat 2009 Cumartesi
6 Şubat 2009 Cuma
öylesine
camların arkasında gece ve kar,beyaz karanlıkta parlayan raylar,umutsuz caresız sallanan eller,kavuşulmamayı anlatıyorlar...üçüncü mevki bekleme salonu,çıplak ayaklı bir çocuk yatıyor,gece ve kar yıne pencerelerde,acı türküsünü mırıldanıyor...bir türkü söylüyorlardı içerde, bu giden kardeşimin türküsüydü ,arkadaşlar bakmayın gözlerime,bu milyonların gerçek öyküsüydü....
4 Şubat 2009 Çarşamba
Yeni Banknotlar
1 Ocak 2009’da Merkez Bankası tarafından piyasaya sürülen banknotların biri olan 50 Türk Lirası’nın üzerinde ,diviti,hokkası ve yayımlanan kitapları ile Fatma Aliye yer alıyor.O artık Türkiye Cumhuriyeti tarihinde resmi kağıt paranın üzerine basılan ilk kadın.
Banknotların kullanılmaya başlanmasından sonra Facebook’ta kurulan ve an itibariyle 50 bin üyeye yaklaşan ‘’Atatürk düşmanı kadını paralarımızda istemiyoruz’’ grubunun manifestosu ‘’kim bu paramızdaki kadın ‘’ diyerek başlıyor ve Fatma Aliye’yi anti-laik ,şeriat yanlısı olarak niteleyerek bitiriyor.Üye sayısı daha az olmakla beraber aynı tartışma etrafında örgütlenen başka gruplarda mevcut.İnternette ayrıca 50TL’lik banknotu kullanmayın,kullandırtmayın mesajını veren e-mail’ler dolaşıyor.
Eleştriler özellikle tek cümlelik bir ortak noktada buluşuyor ;’’Biz bu değiliz,Fatma Aliye bizi temsil edemez’’ gibi...peki Türkiye’de herkesi tatmin edecek figür bulmak kolay mı ?Herkes bir şekilde eleştriliyor ,tarihe mal olmuş kişilerin çoğuda zaten ideolojik bir şekilde yorumlanıyor..
Bilim tarihçisi (Aydın Sayılı) , bir matematikçi (Cahit Arf ) ,bir mimar(Mimar Kemaleddin), bir yazar (Fatma Aliye) , bir müzsiyen (Itri) ve mutasavvıf bir halk şarini (Yunus Emre)
yeni banknotlara bakıp kim olduğumuzu veya kim olmadığımızı kestirmek ne kdar doğru ?
Sevelim sevilelim...Dünya kimseye kalmaz....paranın satın alamayacağı şeyler oldğunu unutmayalım...
Banknotların kullanılmaya başlanmasından sonra Facebook’ta kurulan ve an itibariyle 50 bin üyeye yaklaşan ‘’Atatürk düşmanı kadını paralarımızda istemiyoruz’’ grubunun manifestosu ‘’kim bu paramızdaki kadın ‘’ diyerek başlıyor ve Fatma Aliye’yi anti-laik ,şeriat yanlısı olarak niteleyerek bitiriyor.Üye sayısı daha az olmakla beraber aynı tartışma etrafında örgütlenen başka gruplarda mevcut.İnternette ayrıca 50TL’lik banknotu kullanmayın,kullandırtmayın mesajını veren e-mail’ler dolaşıyor.
Eleştriler özellikle tek cümlelik bir ortak noktada buluşuyor ;’’Biz bu değiliz,Fatma Aliye bizi temsil edemez’’ gibi...peki Türkiye’de herkesi tatmin edecek figür bulmak kolay mı ?Herkes bir şekilde eleştriliyor ,tarihe mal olmuş kişilerin çoğuda zaten ideolojik bir şekilde yorumlanıyor..
Bilim tarihçisi (Aydın Sayılı) , bir matematikçi (Cahit Arf ) ,bir mimar(Mimar Kemaleddin), bir yazar (Fatma Aliye) , bir müzsiyen (Itri) ve mutasavvıf bir halk şarini (Yunus Emre)
yeni banknotlara bakıp kim olduğumuzu veya kim olmadığımızı kestirmek ne kdar doğru ?
Sevelim sevilelim...Dünya kimseye kalmaz....paranın satın alamayacağı şeyler oldğunu unutmayalım...
1 Şubat 2009 Pazar
Hoşgeldin Kayra :)

Bu sabah çok güzel bir haberle uyandım... ABD ‘deki kuzenim dünyaya gelmiş :)
Karga yavrusunu şahin görürmüş derler bizimkide o hesap oldu Kayra'yı bir başka seviyoruz :) pekte usluymuş hanım hanımcık mamasını yiyip uyuyomuşş, hiç sesi çıkmıyormuş tabii biraz zaman geçsin gece nöbetleri başlayacak :)) Annemde yanlarında keşke bende gitseydim pişman oldum :( Uzun zaman sonra aileye yeni katılan birisi oldu herkes çok mutlu ..Yeni bir nefes umut oldu bize neşe verdi kaç aileye..melekler hep yanında olsun.sağlıklı,mutlu,başarılı uzun ömrün olur inşallah...
İyi ki doğdun cimcime :)
İyi ki doğdun cimcime :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
